mehmetankdemir's profilemehmetdemir@askmail.net ...PhotosBlogGuestbook Tools Help

mehmetdemir@askmail.net MSN

Photo 1 of 37

Custom HTML

 
Find more music like this on Muslimix - The Muslim Social Network
  • Send a private message
  • Subscribe to RSS feed
  • Tell a friend
  • Add to My MSN
  • Add to Live.com
  • Add to your network

Custom HTML

 
 
 
 

Custom HTML

       

mehmetankdemir demir

ANKARA ÇANKAYA
Photo 1 of 37

DUA

 bi786.gif
animation2.gif
 
 
 
 
 
Duadan bıkkınlık göstermeyiniz.
Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.
 
 
DUA
Dua iki şekilde tecelli eder:
ya bizi korkutan şeyi ortadan kaldırır. Yahut da onu yenmemiz için bize güç
ve cesaret verir.
 
 
SABIR
Bedende baş ne ise,
imanda da sabır aynıdır.
Başssız beden olmayacağı gibi,
sabırsız da iman olmaz.
 
 
SABIR
Her söz için doğruluk,
her doğruluk için iş,
her iş için de sabır gerekir.
 
ŞÜKÜR
Şükrü eda edilen az bir mal,
şükrüne takat getirilmeyen
çok maldan daha hayırlıdır.
ŞÜKÜR
Şükür; gönlünün,
nimeti veren Allah'u Teala'ya
tam bağlı olmasıdır.
NEFİS
İsyanınız nefsinize,
itaatiniz Rabbinize olsun.
NEFİS
Nefsine dizgin vur ve bin,
aksi halde o sana yüklenir.
ÜMİT
Güçlük kolaylıkla beraberdir,
kendine gel, ümidi bırakma!
 Akıllı insan bilir ki,
ölümün arkasında bile daha
güçlü bir hayat beklemektedir.
ÜMİT
Akıllı ve uyanık olun;
sizi ümitsizliğe götüren hadiseler,
saadete de götürebilir.
HAKKI TAVSİYE
Başkasına iyiyi, doğruyu söylemek. Allah'ın emir ve yasalarını insanlara tavsiye etmek. Bu, müslümanın önemli bir prensibidir. "Âsr'a yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır"
(el-Asr, 103/1-3).
İnsan, kendisini yaratan yüce Allah'ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmakla mükelleftir. Kişi bu emir ve yasaklar karşısında birinci derecede kendi nefsinden sorumludur. Ancak insanın "nemelâzımcılık" ruhuyla ve "bana dokunmayan yılan bin sene yaşasın" zihniyetiyle bu ilahî emir ve yasakları sadece kendi nefsinde yaşayıp, diğer insanların bunları uygulayıp uygulamamalarına seyirci kalması İslâm'a göre câiz değildir. Aksine bu emirlerin, başta aile fertleri olmak üzere diğer insanlar arasında da tatbik edilmesine var gücüyle çalışması ve yasakların işlenmesine engel olması gerekir. Bunu yaptığı takdirde ancak âyet-i kerimede belirtilen hakkı tavsiye görevini yerine getirmiş sayılır.
Bu âyetler dehşetli bir tehdidi ihtiva etmektedir. Zira Cenâb-ı Allah, bütün insanların ziyan ve zararda olduğunu ve bu zarardan kurtulmanın zikredilen dört şeye bağlı olduğunu hükmetmiştir ki bunlardan birisi de başkasına hakkı tavsiye etmektir. Yani insan sadece kendi nefsiyle yetinmemeli, aynı zamanda başkasını dinî vecibeleri yerine getirmeye davet etmeli, ona nasihat etmeli, emr-i bi'lma'ruf nehy-i ani'l-münker görevini yerine getirmeli ve kendi nefsi için sevdiğini başkası için de sevmelidir. Böylece başkasının da Allah'a itaat etmesine vesile olur ki din ehlinin yapması gereken de budur. Bundan dolayı Cenab-ı Allah: "Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi öyle bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlarla taşlardır" (et-Tahrîm, 66/6) buyurulmuştur. Buna göre hakkı tavsiye etmek, dine ait ilim ve ameli tümüyle kapsamaktadır (Fahruddin er-Razî) Mefâtihu'l-gayb, (90-91).
"Hakk" kelimesi "batıl"ın zıddıdır. Genellikle bu, iki manada kullanılır: Birincisi, doğruya, adalete uygun ve gerçek sözdür. İster akidevî iman ile ilgili olsun, ister dünyevî meseleler hakkında olsun aynıdır. İkincisi, insanın, yerine getirmesi gerekli olan haktır. O, Allah'ın hakkı, insanların hakkı veya nefsinin hakkı olabilir. Hak kelimeyi tavsiye etmenin anlamı, mü'minlerden oluşan toplumun, hakka karşı batılın yayılmasına seyirci kalmayacak kadâr duyarlı olmasıdır. Bu gibi toplumlarda ne zaman ve nerede batıl baş kaldırsa, hak kelimesini söyleyenler seslerini yükseltmelidirler. Toplumda her fert sadece kendisi, hakkı, doğruluğu ve adaleti yerine getirmekle kalmamalı, aynı zamanda bunu başkalarına da tavsiye etmelidir. Bir toplumu ahlâkî düşüş ve çöküşten korumak ancak bu şekilde mümkün olur. Eğer toplumda bu ruh yoksa toplum hüsrandan kurtulamaz. Şahsî olarak hakk üzerinde bulunanlar, toplumun bozulmasına seyirci kalmaları sonucu kendileri de hakk üzere kalamazlar, hüsrandan kurtulamazlar. Bu nedenle Maide sûresinde Hz. Davud ve Hz. İsa diliyle İsrail oğullarına lanet edilmiştir. Bu lanetin sebebi, o dönemde Yahudi toplumunda yaygın olan günah işlemek ve zulüm yapmaktan birbirlerini alıkoymamalarıydı. (El-Mâide, 5/78-79). Ayrıca İsrailoğullarının cumartesi yasağını açıkça çiğneyerek balık tutmayla başladıkları, bu nedenle de onlara azap indirildiği, bu azaptan ancak günahı önlemek için çaba sarfedenlerin kurtulduğu açıklanmıştır (el-A'râf 7/163-166). Aynı husus Enfâl suresinde de açıklanmıştır. "Azabı, sadece günah işleyenlerle kalmayacak fitneden sakının"(el-Enfâl, 8/25). Bundan dolayı emr-i bi'l ma'ruf ve nehy-i ani'l münker İslâm ümmetine farz kılınmıştır (Alu İmrân 3/104). Bu farizayı yerine getiren ümmete hayırlı ümmet (Alu İmran 3/110) denilmiştir (Mevdudî, Tefhimu'l-Kur'an (Türkçe tercem'e),  (225).
Peygamber efendimiz (s.a.s.)'e bir adam gelerek "Ya Rasûlüllah! En faziletli cihad hangisidir diye sordu. Rasûlullah (s.a.s.), "zâlim bir yöneticinin karşısında hakk kelimeyi söylemektir" şeklinde cevap verdi (Ahmed b. Hanbel,  3j4).
Müslümanların birbirine hakkı tavsiye etmeleri bir zarurettir. Çünkü hakka sarılmak zordur. Hakkı engelleyen pek çok husus vardır. Nefsin arzuları, menfaatlar, toplumun düşünceleri, azgınların zulmü, karanlık düşünceler ve zâlimlerin adaletsizliği bunlar arasındadır. Hakkı birbirine tavsiye etmek, birbirine hatırlatıp teşvik etmek, gaye ve hedef birliğini dile getirip emanet ve mesuliyette ortak olduğunu belirtmektir. Bu gibi hususlar kişisel gayeleri birleştirerek aynı hedefe yöneltir. Çünkü birlikte çalışıp güçlenmelerini sağlar, bekleyen herkese kendisinden başka da onun bekçilerinin bulunduğunu anlatarak onlara tavsiye etmeyi, onları teşvik etmeyi sağlar. Onlarla birlikte olmak kendisini mahcub etmez, sevindirir. Hakkın kendisi olan bu din ise, birbirine bağlı, birbirini destekleyen, birbiriyle yardımlaşan ve birbirlerine tavsiyelerde bulunan bir topluluğun bekçiliği altında ancak gerçekleşebilir.
Birbirine nasihat edip hakkı tavsiye etmek, kötülüklerin önlenmesinde son derece önemli olduğu için Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadis-i şerifte üç defa tekrarlayarak " din nasihattır" (nasihattan ibarettir) demişlerdir (Müslim, İman, 95).
 
 www.kanal-7.com
 
 
 
 
 
 
 
 

Yalan ve Yalancı Şahitlik

 

    Dinimiz İslam, en şerefli varlık olarak yaratılan insandan yaratılış gayesine uygun, kendisine yakışan davranışlar sergilemesini istemiş ve bu konuda değişmez kurallar koymuştur. İşte bu kuralların en önemlilerinden birisi de dinimizin kesinlikle yasakladığı yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır. Yalan söylemek, karşıdaki insanı aldatmak maksadıyla gerçeğe uymayan sözleri söylemektir. Yalancılık münafıklığın alametidir. Yalancı şahitlik de, kişinin hakimin huzurunda haklıyı haksız, haksızı haklı çıkarmaya çalışmasıdır. Bu çok büyük bir vebaldir. Çünkü yalancı şahitlik, Allah’a şirk koşmadan sonra gelen, büyük günahlardan birisidir.
    İnsanlar arasındaki ilişkiler sevgi, saygı ve güvene dayanır. Doğruluğun olmadığı yerde huzur, sükun ve mutluluktan söz edilemez. Yalanın yaygınlaştığı toplumdan iftiralar, düşmanlıklar ve anlaşmazlıklar eksik olmaz. Güven, sevgi ve saygı duyguları yerini kuşku, kin ve düşmanlığa bırakır. Yüce Rabbimiz Hac Suresi 30.ayette: “…Yalan sözden sakının.” buyurmuştur. Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde: “Doğruluktan ayrılmayın, çünkü doğruluk iyiliğe, hayra götürür. Kişi doğru söyleyip doğruluğu araştırdıkça Allah katında sıddık olarak yazılır. Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür. Şüphesiz kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyledikçe ve yalancılık yaptıkça, nihayet Allah katında yalancı olarak yazılır.” buyurmaktadır.
    Bir Müslüman kendi aleyhine bile olsa yalandan, özellikle yalan yere şahitlikten kaçınmalı, daima doğru bildiğini söylemelidir. Bu husus Furkan Suresi 72.ayette: “Onlar ki yalan şahitlik etmezler, boş ve kötü lakırdıya rastladıkları vakit şerefli (insanlar) olarak (ondan yüz çevirip) geçerler.” şeklinde anlatılmaktadır.
    Sözüne özüne güvenilmeyen bir insanla, dostluk ve ilişki kurulamaz. Meşru bir mazeret bulunmadıkça verdiği sözde durmayan kişinin toplum içerisindeki saygınlığı zedelenir, dostlarının sayısı azalır, işi ve sosyal ilişkileri bozulur. Eğer bizler hem Allah’ın rızasını kazanmak,  hem de insanlar arasında itibar görmek istiyorsak, özümüz sözümüze uymalı, doğru konuşmalı ve dürüst hareket etmeliyiz. Aleyhimize olsa bile nefsimizi doğru söylemeye alıştırmalı, çocuklarımıza, aile fertlerimize ve çevremize hakikati konuşmanın büyük bir fazilet olduğunu öğretmeliyiz.
    
Hz. Peygamber (s.a.v)’in şu hadisini kendimize düstur edinmeliyiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.”

SELAMLAR

üzülme küçüğüm

 Bir an gelirki vakt-i icabet geldi zannedersin.. ve güller açar gülşeninde.. Ardından zamanın reddi şamar şamar iner yüzüne.. Şaşırırsın yıkılırsın, burkulursun, acılar düğümlenir boğazına yutkunursun, birkaç göz yaşından teselli arar belki bulursun.
Vefasızdır hayat anlarsın maddeyi silersin... gönül ummanlarından manaya yönelirsin lakin meddeci yürekler gerilir önüne..

incinirsin yıpranırsın ne çare!...
Hayat bu imtahan.. ve sen bir kulsun KÜÇÜĞÜM..

Sınanırsın

Denenirsin

Elenirsin

Bilenirsin

Belki yanar demir gibi tam tavına gelirsin... Bitti dersin herşey bitti..

gizli gizli inlersin.. nazar eden her bakıştan merhamet dilenirsin... Sevgiye muhtaçtır gönlün, açtır sevgiye yüreğin ama sevgi kanadından vurulmuştur bilmezsin...

Ne ferhat kalmıştır artık nede ona yanan şirin...

bir damla sevgi uğruna yanarken yüreğin, sevgi saçan Leylalardan da darbeni yersin..

Bundan ibarettir hayat söyledim ya denenirsin bilenirsin...

Dayan bebeğim dayan çiçeğim... İncinmesin idealin.. Unutma ki nur yolunun muhteşem ordusunda sende yılmaz bir nefersin.. Varsın anlamayı versin seni üç beş aklı selim.. Değilmisin sen ümmeti o övülmüş Peygamberin...

Himmet kanadı altında yaşıyorken seçkin pirin, seni vurmaması lazım bir kaç meselenin...

Hem değilmi seni seven, kendini sana sevdiren, tüm günahlarına rağmen libası aşk-ı giydiren, cürmünü görmezden gelip muhabbetine erdiren bir Rahmanın bir Gufranın bir Subhanın eserisin...

Olsun çiçeğim.. Dayan biraz.. Eyle Rabbine niyaz.. belki ihtar belki ikaz göz yaşıyla çektiklerin...

Şu ebediyyet yolunun yolcusu!...

O Zaten seninle kah ilerde kah geride.. takılma Sen sebeplere...

Menzilin olsun hayalin...

 

 

.
.

 


Gönül çalamazsan aşkın sazını,
ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını,
ne dikene dokun ne gülü incit
Bekle dost kapısın sadık dost isen,
gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda sahrasında mecnun değilsen,
ne leyla'yı çağır ne çölü incit
Rızaya razı ol hakka kailsen,
ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen,
ne yolcuyu eğle ne yolu incit



 
Click for Full Size View

NAMAZ ruha nur demek



İMANA sur demek



şeytana DUR demek



mekana uğur demek



temizlenen KİR demek



ALLAH'I zikir demek

 

NAMAZ kulun miracı


derdimizin ilacı


İMANIN asıl gücü


kulun başının tacı


yarının tek güvenci


ahiretin kazancı


meleklerin sevinci

 
                        

NAMAZ en güzel inci


müslümanlığın başı


kabirde can yoldaşı


kulun ekmeği aşı


mazlumun sabır taşı


namaz kulun gözyaşı


mü'minin asıl işi


ahiretin güneşi


kurtulur kılan kişi

                  

NAMAZ fazilet demek


kullara nimet demek


borç demek zimmet demek


ALLAH'dan himmet demek

    

NAMAZ bereket demek


sonsuz merhamet demek


sırat ve cennet demek


ALLAH'tan rahmet demek

   

NAMAZ dinin direği


kul olmanın gereği


RABBİMİZİN dileği


MÜ'MİNİN geleçeği


günahların küreği


arındırır yüreği


ahiretde giyeceği

 

 

NAMAZ cennet çiceği


kabrimizin kandili


cennet bağının gülü


ibadetin makbulü


şemsiyendir din günü


dertlerin huzur anı


sevapların dergahı

NAMAZ huzur yolu


namazda sevap dolu


NAMAZ cana can demek


RABBİNE eman demek


eksilmez iman demek


en ülvi zaman demek


huzur daki an demek


cennetdeki saray demek


okunan KUR'AN demek


aşk içinde yanmak demek


kirden arınmak demek


şerden korunmak demek


rabbe görünmek demek


hakka sığınmak demek


cennete konmak demek


rahmete bürünmek demek


nurla yıkanmak demek


dertden barınmak demek

NAMAZ lütufdur bize


NAMAZ gökten inen nur bize

<      

SEV

 
 
 
ãÌãæÚÉ ãÕÑ Ãã ÇáÏäíÇ
 ÇáÈÑíÏíÉ
 
Dedim: Çok yalnızım.
Dedin: ...
فَإِنِّي قَرِيبٌ
Ben ki sana çok yakınım. (Bakara)-186

Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedin:
وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ

Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. (Araf)-205
 
Dedim: Buda senin yardımını ister
Dedin:
أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? (Nur)-22

Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
Dedin:
وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ
(Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. (Hud)-90

Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?
Dedin:
أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ
ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? (Tevbe)-104.

Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.
Dedin:
اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ
ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. (Ğafir)-2/3.

Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?!
Dedin:
إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا
ALLAH bütün günahları bağışlayandır. (Zümer)-53.

Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın?
Dedin:
وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ
ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur. (Ali İmran)-135.

Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.
Dedin:
إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.
Birden 'İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var' dedim.
Sen de
أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ

'ALLAH kuluna yetmez mi?' (Zümer-36) dedin.

Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
Dedin:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42) هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
Ey inananlar! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. (Ahzap)-41/43.

Kendi kendime dedim: ALLAH'ım seni çok seviyorum
.
 
Ey Yüce Allahım
Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun
Bir aşk ver ki sana durmaksızın koştursun
Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun
Bir aşk ver ki sana aşkla şuurla çoştursun
Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın
Bir aşk ver ki sana gönlüm alev alev yansın
Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın
Bir aşk ver ki sana hamdü sena ile yaşatsın
Bir aşk ver ki bana nur cemalullahına ulaştırsın
Bir aşk ver ki sana çok ama çok yaklaştırsın


♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥ 


GECENİZ Mübarek Ola
Kalbiniz Aşkla Dola
O Kalbde Yazan Tek İsim
Aşkı İlahi Ola....
BERA'AT KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN

 
 

 

 

                
 
        
        

                                 

               

                                                                                                                                                       

img263/3028/sayfamwd1.gif

                          

                                  

                     Rosas: 6

        

                      

 
 

 
     
Listen to Quran
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
tşkler yorum için ekledim siteme yazınını ama biraz değiştirdim yine beklerim.
 a.e.olun hoşçakalın
Oct. 27

          
        
Oct. 31
 
 
 
 
 
İYİ AKŞAMLAR HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM ARKADAŞIM...
Sept. 12

 

Aug. 31

 

Aug. 26
 

 



   
 
 
 
 
   
 
 
 
 
  
Aug. 23
May 8
May 5
 
 
hz ALİ birgün RESULALLAH TAN sünnetini sorar..
efendimiz s.a.v. derki:
marifet,sermayemdir
akıl,dinimin aslıdır
sevgi benim temelimdir
özlem,bineğimdir
Allahı anma,yoldaşımdır
güven,hazinemdir
hüzün,arkadaşımdır
ilim,silahımdır
sabır,kalkanımdır
hoşnutluk,ganimetimdir
yoksulluk,övüncümdür
züht,mesleğimdir
kesin inanç,gücümdür
doğruluk,şefaatçimdir
itaat,soyumdur
cihad,ahlakımdır
NAMAZ,GÖZÜMÜN NURUDUR
.................
sevmiyorum;sevdiklerimi üzeni,
değerlerime saygı göstermeyeni,
verilen sözleri tutmayanı,
insanları üzeni,
kendini sadece çıkarını düşünen bencilleri,
kin tutanları.
Vatanım dinim ve ailem en kutsalımdır
ZARAR VERENE ZARAR VERİRİM..
Yaradandan dolayı yaratılanı severim
kardeşlik sevgi ve adalet
yeryüzünden hiç eksik olmasınn!!
 

 



 
 

                                   

dünya benim olsa sana bağışlamam

çünki fani.....

senin için Cennetten başkasına razı olmam 

çünki ebedi...

HADİ OZAMAN BİRAZ GAYRET

GÖSTERDE KAZANALIM....!!!

(CENNETİ)

                                    
May 2
Apr. 23